Don't worry, be happy

Bu blog işi güzel oldu... Günlük tutmak gibi ama yayınlandığı için de böyle daha özenle daha dikkatle yazdığın bir yer. Ve çok değişiktir günlüğe göre burada daha samimiyim... 
Ama asıl güzel tarafı kendimdeki değişimi görmek...
Değişim derken ruh halimdeki...Pazartesi günkü ben ben değilmişim gibi geliyor şu an mesela... Eskimiş ama güzel bir motto aslında " Don't worry,be happy"... Çünkü hayat ırmak gibi sürekli akıyor ve köprülerin altındaki o su hep değişiyor.
Neyse ben bugün ruh halim falan için yazmıyorum. Keyif aldığım şeylerden tavsiyede bulunacağım :)



 Kitap okumak benim için hobi ya da boş zaman aktivitesinden öte bir davranış aslında... İşyerinde,çantamda, yatak odamda mutlaka bir kitabım olur... ve yemek yemek,su içmek gibi bünyem kitap okumak ister... Kitaptan da öte bir şeyler okumak... bildiğiniz aş erme durmu... Kışı özellikle çekilir kılan, üşengeçliğin tavan yaptığı durumlarda kitaplar sayesinde bazen ülke ülke gezeriz bazen tarihe yolculuk yaptırır bazen de farklı akımlarda kendimizi buluruz... Özellikle felsefe ve tarih kitapları çoğunlukla tercih ettiğim türlerdir. 


Varoluşçular Kahvesi - Sarah Bakewell

 Buaralar elimde Sarah Bakewell'in Varoluşçular Kahvesi var... Bu felsefe kitabı sizi Fransa'dan Almanya'ya varoluşçuluk akımını Sartre, Beauvoir, Husserl,Heidegger ve diğer bu akım üzerinde çalışmış düşünürler aracılığı ile sanki yanlarında tarihi cetvelde yolculuk yapıyormuş tadında bize sunuyor. Varoluşçuluk oldukça moda bir ruh hali, yaşayış şekli olmasına rağmen hala bugün tam olarak anlanabilen,tanımlanabilen bir akım değil aslında. Kitapta buna sıklıkla yer veriyor. Yalnız kitap felsefeyi sevmeyenler için biraz ders kitabı tadı verebilir. Ama ben açıkcası bu yazarlarla bir yolculuğa çıkmış gibi hissettim kendimi. Sartre ile Paris'te bir kafede daha sonra Heidegger ile Todtnauberg'deki kulübesinde, Husserl ile Freiburg üniversitesinde...
Açıkcası felsefe ve tarih kitapları sevenlere tavsiye edilir. 





Bir diğer tavsiyem de müzikten gelsin. Birsen Tezer'in sesine aşık olan biri olarak Ediz Hafızoğlu'nun "Kül." ünde dinlemenizi tavsiye ederim. Birsen Tezer'in sesine övgü de bulunurken Ediz Hafızoğlu'nu da es geçmeyeyim. Ben kendisi ile yeni tanıştım. Ve bayıldım. "Kimse Bilmez" de çok çok güzel... Dinleyin derim.


Yorumlar