Gelecek önümüzde her şey elimizde 💚
Haha.. Ben bir blog açmıştım değil mi? Cidden özveri gerektiren bir işmiş... Bir blog açtı ünlü oldu deyip burun kıvırdığımız insanlar özür dilerim... Öyle kolay değil gününü, zamanından artırıp bu işi yapmak... yani o "üstümdeki parça için yukarı kaydırın" cümlesi öyle basit bir iş değil ahaliiii... :)
2 yıla yakın olmuş buralara uğramayalı... Bu süre zarfında işyerim değişmiş, aşık olmuşum, evlenmişim, bayıldığım bir yeğenim olmuş... vay be diyorsun... bu günlük olayının güzel yanı bu aslında dönüp okuyup bugüne bakmak insanı daha umutlu bir hale getiriyor... çünkü gelecek önümüzde ve her şey bizim elimizde💚 onu güzel kurmak gerekiyor... bu sabah uyandığımda aslında içimde anlamsız bir iç sıkıntısı vardı... şöyle bir hakkını vererek ağlasam ne güzel olur diye geldim işe... spotify daldan dala atlayan kafama göre yarın ne tür müzikler önerecek bunu da ayrıca ufak çaplı merak ediyorum :) neyse kopmayım... ve işe geldim bir baktım buraya giriş yapıyorum...
şöyle hızlı bir geçmişe dönüş yapalım... en son yazmamdan 7 gün sonra yeğenim oldu.. ben "Hala" oldum... hayatımın en mutlu,en güzel günüydü ve hayatım o gün değişmeye başladı diyebilirim... O duygu yani hala/teyze olma duygusu cidden çok farklı anlatılmaz bir duygu... şimdi 22 aylık oldu sıpam bir "Halammm" diyor... eriyip bitiyorum... ağzını burnunu yediğim bak özledim şimdi... 😍
sonra yine son yazımın yaklaşık 1 ay sonrasında hayatımın aşkıyla karşılaştım... cidden insan anlıyor biliyor musun? o kişi ile tanışınca yani hayat arkadaşınızı bulduğunuzda başka bir şey oluyor... özel olduğunu hissediyorsunuz... önce tabi salaklığımı yaptım o ayrı ama sonra deli divane aşık oldum... ve şu an bir yıldır evliyiz ve ben daha fazlası ile aşığım... 🧿 ama öyle evlilik çok kolay değil... her şey aşk da değil... yani 33 yıldır bekar bu bünye, 6 yıl tek başına yaşıyor.... ve bir bakıyorsun salonda,yerde iki çift çorap... aşıksın deli gibi... evin her köşesinde dibinde su bırakılmış su bardağı ... çok seviyorsun... buzdolabından bir şeyler yeyip sonra boş kabı tekrar buzdolabında buluyorsun... yok böyle bir aşk... tabi böyle kötü yanları söyledim diye eşimi ezmeyim... dünyanın en düşünceli, en zarif adamıdır kendisi... evlendik tabi ben öyle çok yemek yapan biri değildim... ay ne yapsam, ay ne seversin diye arıyorum... "istersen dışarıda yiyelim" diyor... bende dışarıda yemek yemeyi seviyor diyorum... en son kilolar artınca " Hayatım artık dışarıda yemek yok güzelce evimizde yiyeceğiz" dedim... benim bu bal kocam meğer ben işten geliyorum yoruluyorum diye zahmet olmasın diye dışarıda yiyelim diyormuş... yoksa evdeki bir peynir ekmek bile ona daha lezzetli geliyormuş.. şimdi sevilmez mi bu adam ❤️ ay görev nedeniyle şehir dışında bir özlem doğdu içime...
veee gelelim işe... İşyerim değişti dedim... Kurum değiştirmedim.. Şubeden merkeze geçiş diyelim... İşimi seven biriydim ama eski işyerim semt, fiziksel şartlar çok iç açıcı değildi... kendimin orada çürüdüğünü hissederken, hiç ama hiç aklımda yok iken bir yazı tebliğ edildi ve bir gün sonra buradaydım... artık işe of-puf diyerek gelmiyorum... hem daha keyifli hem daha verimli hissediyorum kendimi...
şimdi dönüp 2018 yazılarıma bakınca bazen gri bulutlu bazen sağnak yağmur ve yer yer gök gürültülü günlerden sonra cidden güneş doğmuş hayatıma... ve size şunu söyleyebilirim ki o gri günlerinizi kucaklayın çünkü o günler güzel günlerin habercisi... hep iyiyi düşünün... hayat gerçekten sürprizlerle dolu... hedefleriniz olsun... hiç beklemediğiniz anlar,yerler size güzellikler getirebilir...
x


Yorumlar
Yorum Gönder